TARİHÇE
Besni İlçesi tarihin derinliklerinden gelen bir ilçedir. Besni tarihinin başlangıcı tam olarak bilinmemektedir. Besni, aynı zamanda da çok hareketli sanayi ve eski ticaret kenti oluşu ile tanınır. Bunda Halep Ticaret Yolu üzerinde oluşu kadar, savunmaya son derece elverişli yapısı ve muntazam bir kaleye sahip oluşunun büyük bir payı vardır. Sulak ve ormanlık arazi varlığı ile çekiciliğini her dönemde canlı tutmuştur. Bu yüzden "Cennete Eş" manasına gelen Bethesna, Bihicti, Bisni gibi isimlerle söylene gelmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya giren Türkler Besni'ye üç koldan girerek burasını bir 'Türk Yurdu' haline getirmişlerdir. Bunlar Saka-İskit Türklerinin Varsak, Türkmenlerin Avşar ve Çerkez oymakları olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır.
Tarihinde bir çok saldırılara da hedef olan Besni, özellikle Moğol ve Timur'un istilalarına karşı destanlaşan kahramanlıkları ile Yıldırım Beyazıd'dan takdirname alan ilk şehirdir. Osmanlı padişahlarından Yıldırım ve Yavuz Besni'ye uğramış, Baybors, Buldaç, Kamil, Süleyman adlı Türk komutanları da Besni'de ağırlanmıştır. Evliya Çelebi'nin "Hayran Kaldım" dediği yer yine Besni'dir.
Osmanlı döneminde el sanatları bakımından zirveye çıkan Besni, Anadolunun her yerinden gelen tüccarların akınına uğradığı, kervanların konakladığı bir yer olarak da tarihe mal olmuştur.
İstiklal Savaşı döneminde, milli bir ruhun savaş boyunca Besni'de de varlığına şahit olunur. İlk mebus Reşit Bey'in Sivas Kongresinde Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşı olarak maddi ve manevi destek verdiği de bilinmektedir.
Ayrıca Hüveydi aşireti reislerinden Hasan ve Yusuf Beyler'in kurup organize ettiği Kuvai Milliye teşkilatı Antep ve Maraş savunmalarında büyük rol oynamıştır. Hatta Antep'deki Fransız silah deposuna ilk baskını yaparak bir çok askeri de esir alan yine bu teşkilattır. Cumhuriyet döneminde "Fetva Emirliği"ne kadar çıkan bir çok alimin ve Divan Edebiyatına giren şiirlerin sahibi bir çok şairin yetiştiğini görmekteyiz.
BESNİ İSMİ
Besni, tarih boyunca değişik isimlerle anılmış. Besni ile bağlantılı olabilecek ilk kent ismine İÖ 8. yüzyılda Urartu kaynaklarında rastlanılmıştır. Bu kaynaklarda Kommagene kentlerinin adı geçmektedir. Bunlar arasında yer alan Parala'nın bugünkü Besni civarı sınırlandığı kanaati yaygındır. Kentin II. Sarduri (İÖ 764-735) döneminde Urartu devletinin hakimiyet alanı sınırları içerisinde bulunduğu bilinmektedir.
Roma dönemine tarihlenen coğrafya belgelerinde Samsat ve Zeugma kentlerinde bulunan iki legion kalesi ve bunların arasında yardımcı askeri birliklerin karakol kaleleri (auxiliae) işaretlenmiştir. Söz konusu iki legion kalesini birbirine bağlayan askeri yol güzergahı üzerinde Octacuscum, Besni'nin bulunduğu bölgede yer almaktadır. Dolayısıyla İS 1. yüzyıl sonu - İS 2. yüzyıl başlarında Kommagene bölgesinde adı geçen Octacuscum'u Besni'de sınırlamak mümkündür.
Anadoluda çok sayıda yerleşim yerinin ismi 12. yüzyıldan itibaren etnik ve dinsel etkilerle değiştirilmiştir. Bu uygulama 13. yüzyıl sonlarına kadar devam etmiştir. 13. yüzyıl İslam kökenli yöneticileri bu yerleşme isimlerine müdahale etmemiştir. Dolayısıyla yerel halkın inançlarına saygı gösterilmiştir. Bugün kullanılan Besni ismi, değinilen etkilerle 12. yüzyıldan itibaren kullanılmış olmalıdır. 19. yüzyıla kadar geçen süreçte kentin günümüzde kullanılan isminin farklı yazılış formları tespit edilmiştir.
Bunlar; Arapça: Bahansa, Suriye Dilinde: Bet Hesna veya Behesna, Ermenice: Behesni, Behesdin, Behisni, Osmanlıca: Behisni, Behesne, Besne, Besni
Evliya Çelebi, Seyehatnamesi'nde Besni kalesinden söz ederken Kal'a-i Sadr-ı Baz ifadesine yer vermiştir. Dolayısıyla metinde geçen Sadr-ı Baz, yaygın biçimde kullanılmasa da kentin kullanılan isimlerinden biri olduğu fikrini vermektedir.
Arapça olan Behisni kelimesi GÜZEL YER anlamına gelmektedir. Hesna ise, EŞSİZ ya da CENNETE EŞ anlamlarına gelmektedir.
CUMHURİYET DÖNEMİ
Cumhuriyet dönemindeki gelişmeleri tarih sırasına göre aşağıya sıralanmıştır.
*1926'da Besni Malatya İlinden ayrılarak Antep'e bağlanmıştır. *1933'de Besni Antep'ten ayrılarak yeniden Malatya İline bağlanmıştır. *1933-1934 yıllarında Eski Besni'nin yerinin genişlemeye müsait olmaması ve motorlu taşıtların gitmesine müsait cadde ve sokaklarının olmayışı nedeniyle Besni kazasının yerinin değiştirilmesine karar verilir. Anlatılanlara göre yer tespiti için gelen görevliler Kayaardı yolu üzerindeki Çat olarak bilinen yere taşınmasının uygun olduğuna karar verirler. Şehrin taşınması için Çat diye şimdiki Çat Mahallesinin olduğu yer gösterilir. Böylece şehir şimdiki yerinde kurulmuş olur.
*Hükümet Konağının 1935'te temeli atılır. *1940-1941 öğretim yılında Dumlupınar İlkokulu hizmete açılır. *1949-1950 öğretim yılında Besni Ortaokulu hizmete girer. *22 Haziran 1954'te çıkarılan bir kanun ile Besni yeni kurulan Adıyaman İline bağlanarak İlçesi olur.
*1956 yılının ilkbaharında aşırı yağış nedeniyle Eski Besni'de bir sel felaketi olur. Aşağı Besni'den yeni yerine kurulan Besni'ye taşınma olayı yaklaşık olarak 1965'e kadar devam eder. Bu dönemde Besni 3 bölümden meydana geliyordu. 1. Aşağı Şehir (Eski Besni), 2. Orta Şehir (Besni'nin şimdiki yeri), 3. Yukarı Şehir (Sarhan Mahallesinin olduğu yer.)
*1958 yılında Gölbaşı ilçe haline getirilerek Besni'den ayrılır. *1990 yılında Tut ilçe haline getirilerek Besni'den ayrılır.
İlçemize bağlı 1 merkez, 8 belde olmak üzere 9 Belediye, 63 Köy ve 49 Mezra vardır. Belediye bulunan yerleşim yerlerinden; İlçe Merkezinde 10, Şambayat Beldesi'nde 5, Suvarlı Beldesi'nde 3, Çakırhöyük Beldesi'nde 5, Kesmetepe Beldesi'nde 4, Eskiköy Beldesi'nde 2, Sarıyaprak Beldesi'nde 3, Köseceli Beldesi'nde 3 mahalle, Üçgöz Beldesi'nde 3 mahalle bulunmaktadır.
|